Mayıs, 2010

Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP

21 Mayıs 2010

          KEMAL  KILIÇDAROĞLU 
          ve  CHP                                       
             
          Ülkemizde son 20-25 yılda onlarca aydın- bilim adamı ve yüz bine yakın masun vatandaş çeşitli şekilde öldürüldü.  Bunların on binlercesi de “faili meçhul” kaldı. Bu “katliamlara” karşı  CHPnin hiçbir yöneticisinin kılı kıpırdamadı,  halk deyimiyle “gıkı çıkmadı”.
         Son iki yılda bir biri ardında ortaya çıkarılan  “darbe senaryolarında”  bazı dokunulmazlara;  dava açılması, tutuklanması,  ev ve işyerlerinin aranması girişimine karşı bu partinin sergilediği aşırı tepki düşünmeye değer.
         “Tek parti, Milli Şeflik” dönemi, OHAL gibi baskılı rejimlere ev sahipliğini yapan CHP yaptırımlarının  güç kaynağı hep te  militarizmin  “silah” gücü olmuştur. CHP 15. Kurultayında Recep Peker, “Türk demokrasisi amacının, kuvvet yolu ile ulusal birliği sağlamak” olduğunu belirtir.
          1920-24 Sivil cumhuriyetçilerin  yasalara yansıttığı, Cumhuriyetin  olmazsa olmazı olan  “her kesin eşit sayıldığı  sosyal demokratik laik devlette”  demokrasinin de gereği olan  “çağdaşlaşma, insan hakları, halkın hür iradesi “  önceliği gibi ilkeler,  “Kurtuluş Savası” sonrası  CHP.nin tutunduğu diktacı askeri zihniyetçe askıya alınmış, başka bir söylemle  devlet çıkarı önceliği  kafatasçı bir militarizme  endekslemiştir. Atatürk İsmet İnönü gibi sivil cumhuriyetin devlet ve hükümet başkanlarının  uzun süre aylıklarını ordudan almaları bunun açık bir göstergesi. 
          “Atatürk kurdu” diye CHP’nin,   Atatürk “tabusu” gölgesinde  “devlet partisi” olarak halka lanse edilmesi,  Atatürk, İsmet İnönü; “Paşa” diye “Paşa”lara demokrasilerde eşi görülmeyen  “denetimsiz dokunulmazlık ve korunma” sağlanması ülkenin bu gün yaşadığı karmaşanın tek nedeni olmuştur. 
          Hitlerden kalma “bir üst kimlik” ırkçılığını,  İttihatçılardan devr alan  CHP  bu “Turan Kafatasçını  Irkçılığını  “devlet ideolojisi” şeklinde halka dayattı. Özgürlükler gelişti, halklar kimlikleriyle anılmaya başlandı, kimlik şeref oldu, CHP hep buna karşı çıkmayı inatla sürdü ve sürdürmekte devam ediyor. Halklar,  ülkeler, dünya değişti CHP değişmedi. 90 yılda bir değişime uğramayan CHPnin bu günkü  yönetim erki   O eski İttihatçi ırkçı ezberi dünden daha yoğun bu gün de zihinlere işleme çabası peşinde.  CHP nin bu gün Ergenekon avukatlığına soyunması, “orduyu darbeye itme” cüreti,   CHP ırkçı erkinin “ötekiyi” ezme ezberinin bir içgüdü dürtüsünden kaynaklanıyor. Bu çağ dışı, halktan yana olmayan ırkçılık, CHP yi bitirme noktasında tutuyor. 
         CHP.nin amaçladığı (altı oku);   Cumhuriyet, milliyet,  halk, devlet, laiklik ği, devrim:
       
Cumhuriyetçilik; “Demokrasi özgürlük eşitlik bütünlüğünde bir yaşamı..
        
Milliyetçilik;Sevgi barış ve dayanışma temelinde yurttaşlığı...
         Hakçılık;” Orta sınıfın üstünlüğünde  sosyal adaletı.
        
Devletçilik; “İnsan merkezli sosyal adaleti.
        
Liklik;Aklın özgürleştirilmesi,  din fikrinin devlet ve siyaset dışına çıkarılması.
        
Devrimcilik; “Gençliğin öncülüğünde değişimi, yanı yenilenme çağdaşlaşmayı”  amaçlandığı doksan yıl oluyor.
          CHPnin, bu amaçlardan bir tekini  gerçekleştirdiği söylenemez. CHP kuruluş amaçları olan bu;” Demokrasi özgürlük eşitlik bütünlüğünde bir yaşamdan,  Sevgi barış ve dayanışma temelinde yurttaşlıktan, Orta sınıfın üstünlüğünde  sosyal adalet insan merkezli sosyal adaletten, Aklın özgürleştirilmesi,  din fikrinin devlet ve siyaset dışına çıkarılması, Gençliğin öncülüğünde değişimi, yanı yenilenme çağdaşlaşmayı” (altı okundan) sapmış dolayısıyla halkından tümüyle kopmuştur. CHP üyelerinin partiye oy verenleride “kerhen” veriyor. Baykal’ın bir il seçimi sonunda “Kürt ve Alevi olmayan bir il başkanı seçtik” diye sevinci ( “ötekini ”  ayırımı) , ilkelliktir.   
          CHP ırkçı erki,  “kuvvet yoluyla”  halkı  “vesayet altında” tutmak için ırkçı militarist ezberinin izini sürmekle,  gelişen, yenilenen dünya koşulları karşısında kendi ipini çekiyor.   
           CHP.nin 80-90 yıldır yok sadığı, kıyıma uğrattığı, yaşam hakkı tanımadığı Alevi ve Kürtlerin kendisine daima “biat” edeceği, kul köle olacağı inancını sürdürmesi, Baykal’ın; “Dersim’de biz bir katliam yaptık, sonra oturup sağ kalanlarla anlaştık, katil maktul uzlaşmışken size ne oluyor” deyişi umulmaz bir pervasızlık. Baykal, “Kimlik insanın şerefidir” diyor, birlikte politika yapanlara, “şerefi” olan bu etnik ve inanç kimliklerini kullandırmıyor ve “Türk-İslam” dışında bir kimliğe de olanak tanımıyor.
          “Tünceli”, Dersim’in asimile edilen adıdır. Kemal Kılıçdaroğlu, Dersim yerine Tunceli kimliğiyle (Alevi dedesi olduğunu ve Dersimce ana dilini gizleyerek) ancak CHPde barınabiliyor. Arada bir “kafatasım duvar değil beynime / düşünürüm ilmik geçse de boynuma” özdeş  “Dersimli  damarı” atınca da yaptığı çıkışlarla, faşist ırkçı kafatasçı yönetimini sıkıntıya sokuyor. Bunlardan biri Tunceli’de; “Öymen gereğini yapmalıdır” bir diğeri Batman’da, “genel aflailgili yerindeki çıkışlarıydı. İkisinden de geri adım atması,  Dersimli sevenlerini üzdü. Kılıçdaroğlu’nun, bu çıkışları doğru, ne ki bulunduğu yer (CHP) yanlış.
          Dersim’li Kıl köylü Lütfi FİKRİ, önceleri katıldığı İttihat Terakki Partisi için; “Bir kazanda yirmi sene kaynasa bağdaşmalarına ihtimal olmayan unsurlardan oluşmuş bir kitle” diye karşı çıkar ve O partiden ayrılır.
         Kılıçdaroğlu için, Dersim Kıl köylü Lütfi FİKRİ’nin yaptığını yapması kaçınılmaz. Lütfi FİKRİ “İttihat Terakki 20 yıl aynı kazanda kaynasa” diyor. Oysa CHP 80-90 yıldır “faşist kafatasçı ırkçı” unsurlarla aynı kazanda kaynıyor, ne halkın hür iradesiyle ne çağdaşlıkla ne de insafla bağdaşabildi. Bundan böyle de CHP. bir yeilenmeye gitmezse, bu “dumura” uğramış, pas bağlamış  ırkçı “vesayet” ezbercisi ırkçı kafatasçılarla bir yere varilması beklenemez. 
         Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP’yi yenileme, iyileştirme çabaları bir yalnızlığın serüveni oluyor.  Bu serüven de, Kılıçdaroğlu’na kan kaybettiriyor.

.

Arama

ARŞİV

Mayıs 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis   Eyl »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  
Ziyaretçi Sayısı: