Nisan, 2012

SEVGİLİ CiVARİKLİLER

26 Nisan 2012

          SEVGİLİ CİVARİKLİLER 

           Saitler Komplosu (1)
          
Özetle: Dr. Sait liderliğinde ki siyası oluşumun kısa sürede güçlenip halkla bütünleşmesi, “Şıvan’nın efsaneleşen karizmatik kişiliği, Kürt coğrafyasını bölüşenleri ürkütür. Türk Irkçı erki ile Barzani çıkar ortaklığıŞıvan Hareketini “ yok etmek için çareyi, Sait Elçi’yi öldürüp bu cinayeti Dr. Şıvan’a yüklemekte bulur. Dr Şıvan ve iki arkadaşını tutuklar. Bunlardan biri ağa oğlu Ömer Çetindir. 
        Şıvan tutuklandıktan sonra dava arkadaşları çil yavrusu gibi etrafa dağılır, sığınacak delik ararlar. Başından beri olayın komplo olduğunu savunan Hüseyin Akar; İki yüzlü, riyakar çıkarcı Kürt mütegalibesi, aydını ve yazarları ve katillere hizmeti yeğleyen  iki Civarikli tarafından etkisiz hale getirilmeye çalışılır.  
          Dr. Şıvan, korumasız ve yalnız bırakılırken;
         “Ömer çetin’in babası ve Ömer’in bacanağı eski milletvekili İskan Azizoğlu’nun girişimiyle de güneydeki Kürt hareketi ve Barzani nezdinde etkinlikleri olan bazı kişilerden Ömer Çetinin serbest bırakılması için toplanan imzalar Ömer Çetin amcası İzzeddin ağa tarafından götürülüp IKDP polit bürosuna teslim ediliyor (Sait Aydoğmuş İki Sait s.154).
          Ömer Çetin ( Soro ve Şakir ile) komployu aklamak koşuluyla yargılanmadan “itirafçılaştırılarak” serbest bırakılır. Ömer Çetin yerine (Şeriat üç kurban istediği için) tek suçu Şıvan’ın dostu olan Dersim kimsesizi Hasan Yıkılmış beş ay sonra tutuklanır kurşuna dizilir. Bu kendi başına bir ayrı vahşettir. Ömer Çetin buna yol veren içine sindirendir.
         Ş. Elçi, Derweşe Şado, Şakir ve Ömer Çetin, bu hain Komployu aklamak için başta War Dergisi olmak üzere tüm Kürt medyasında (Barzani’yi koruma adına ) Dr. Şıvan’ı, Sait Elçi’nin katili göstererek yıllarca umulmaz çaba harcar. 
          Mannheim Ünivesitesi Akademik Heyetinin 27 Eylül 2005 tarihli kırk sayfalık inceleme ve BİLİRKİŞİ RAPORU, ellerindeki tek kanıt “Dr. Sait’in el yazısı ifadesi ve itirafı”  denen dört sayfalık belgenin sahte olduğu, Dr. Şıvanın el yazısı olmadığı, taklit edildiği kararına varıncaya dek bu çaba sürdürülür.
         Önceleri Dr. Sait’in Sait Elçi’yi öldürdüğüne ikna edilen araştırmacı Sait Aydoğmuş:  Şakir ve Derweşin WAR dergisinde bir çok kez Kürtçe Türkçe yayınlanan “komplo senaryoları ilgili okurca defalarca okunduğu, bu günde “BİLİRKİŞİ RAPORU” ile  çürütüldüğü  için yeniden bu hayali mantıksız tutarsız çelişkili hain varsayımlarla bulandırmak istemiyorum… değerlendirmesinde bulunur.
         Şimdi yeni bir komplo ile karşı karşıyayız. Amaçları, Dr. Sait’e sahiplenenleri gözden düşürmek, Civariklilerin birlik ve beraberliğini bozup, Saitler katliamını karartmaktır.
         Dr. Şait Kırmızıtopak’ın çalışmalarını içeren bir kitap hazırlanıyor. 318 sayfa, iyi güzel. Bunun ardına “yeniden bu hayali mantıksız tutarsız çelişkili hain varsayımlar”  ilavesi ile bu güzellik kirletiliyor. Sanki “işte bu Dr. Sait kendi dostu arkadaşı dava arkadaşı Sait Elçi’ni katilidir “ deniyor. Aklandığı halde Dr. Sait’i katil gösterme, hain komployu canlı tutma, şüpheli kılma, bilime dayalı ” BİLİRKİŞİ RAPORU” nu hiçe sayma ancak bir kör inanç bilincidir.  Civarik’lilerin onurunu kıran, Dr. Sait’in kemiklerini sızlatan bir yaptırım bu. Bunu Dr. Sait geleneğine bağlı, art niyetsiz bir teyze oğluna yükleme talihsizliği de bu komplonun bir parçasıdır.                          
      “Bremen Mızıkacıları”na yeni katılan biri, adımı anarak sizlere hakaret ediyor. Ona yanıt vermeden geçmeden; bu hakarete göz yuman, yol veren, neden olduğunu sandığım kimi akrabalarıma seslenmekte yarar görüyorum: 
         a)   Dr. Sait’in oğluna  
        Baban soydaşlarınca kalleş bir tuzağa düşürüp öldürdüğünde sen daha çocuktun. Bu nedenle senin babana sahiplenmeni kimse beklemedi. Ama aradan kırk küsur yıl geçti. Sen yeteri derecede büyüdün, mal mülk de edindin, yoksun da değilsin.
         -Babandan kalan eşyaları İsveç’ten aldın Ateş kardeşlere verdin.  İyi güzel, belki de değerlendireceklerini düşündün. Onlar, içinden baban aleyhine bir sahte belgeyi başkalarına servis ettiler (SAİTLER KOMPLOSU s.232). Tavrın ne oldu, susmak mı? 
        -M.A.Ateş, kendisine verdiğin dokümanları getirip  kompo uzantıları kimi hain “kek” lerle “Braemen mızıkıcıları”  gibi garip anlaşılmaz, BİLİRKİŞİ RAPORUNDAN önceki  eskimiş geşersiz  hayali mantıksız tutarsız çelişkili hain varsayımlarla  DR. Sait’in Sait Elçiyi nasıl öldürdüğü, yani katil oluğu imasını sürdürüyor. Bu sizi rahatsız etmiyor mu?
         -Senin normalde  kitaptaki “Dr.Sait’in,  Sait Elçiyi öldürdüğü rezaletine” ( Kürt Trajedisine) karşı (başta Ateş kardeşlere)  “elinizde bir kanıt varsa gösterin, yoksa durup dururken niçin babamı zan altına bırakıyorsunuz” tepki göstermen gerekmez miydi?
         – Ömer Çetini ziyaret edip elini öpmen hain “Kek”lere biattir Dr. Sait, Sait Elçi’yi öldürmedi. Bu iftira komployu karartmaya yönelik. 30-35 yıl araştırdım. Yazdığım iki üç kitap değişik sitelere  gönderdiğim belgeden sonra Bilirkişi Raporu ile “SAİTLER KOMPLOSU DR. Şıvan ve Barzani Kürt Liderliği” kitabını yayınlamam Komplo aklayıcı hainlerin kimyasını bozdu. Şimdi Kürt tarihinin bir kara lekesi olan bu ayıbı karartıyorlar.
        -Senin, katil uzantıları hainlere mavi boncuk dağıtman,  babaya sahiplenme değil, olsa olsa tek vefalı dostunu zora sokar. Son kitabımı edindiğini sanmıyorum Çünkü Köy Derneğine okunsun diye gönderdiklerim tümü iade edilmişti.
         -Çilingiroğlu’nu bırak, asırlık Berto Anne, otuz yıl önce yok edilen oğlu Cemil Akbayır’ı arıyor.“Oğlumun kemiklerine ulaşmadan ölmeyeceğim” diye kırılan insanı onurunu sorguluyor. Biz yarım asır önce, kalleşçe öldüren Dr.Sait’in katillerine  “kemikleri nerde diye sorgulama yürekliliğini göstermezken “ onlar bize” Dr. Sait’ katidir”   yazdırtıyor.
             b)  Dr. SAit’in kardeşine            
            
Sevgili  dayı oğlu,   1938 Desim kırımıda  ailemizden 54 Kişinin üstüne gazyağı dökülerek yakılmasının bir açmazı,  kardeşler arası saygısızlıktı. Bu olayın detayına girmek istemiyorum.
             Bu günde benzeri bir durum var. Bir kitap yazılıyor iyi güzel, sonra Bilirkişi Raporunca çürütülmüş, eski iftiralar olan Dr. Şıvan, Sait Elçi’i nasıl öldürdüğü ekleniyor. Sevgili “Kardeşini,” kitabı içeriği değil, yazarın eniştesi olması ilgilendiriyor.   2005 te bu rezalet komployu Bilirkişi Raporu ile açıklayan (SAİTLER KOMPLOSU Dr. Şıvan ve Barzani Kürt Liderliği)  kitabım Köy Derneğinde dışarı atıldığında bu sevgili kardeşin kılı kıpırdamamıştı. Üstelik ben de halasının oğlu diğer yöne teyze çocuklarıyız.
            Zöhre Anne, kırk yıl önce katledilen oğlu için: “Sait, Sait oğlum neredesin gel”  figanı içinde öldü.  Zöhre Anne’nin bu acısını paylaşan (ciğeri Sait’e sahiplenen) olmadı. Sevgili kardeşince Dr. Sait anılsın da nasıl olursa olsun, katil gösterilmesi Onu ırgalamıyor. 
           c) Kitabın yazarına  
           Sevgili teyze oğlu  Bu kitabın yazarı olman bir talihsizlik, Buradaki sakatlık senin kitabın yazarı olman değil, yazılan bu kitapta  Dr. Şıvan’ın katil gösterilmesidir. Dr.Saiti katil göstereceğini kimse kabul etmediği için “sen yazmadın” deniyor. Tümü çürütülmüş eski dramatik komplo senaryoları… Yoksa sen Orhan Pamuk Yaşar Kemali soylayan kitaplarda yazabilirsin. bu bir azim sorunu.
         Kitap ta  318 s. Dr.un kendi yazıları, Kürt Trajesi de War’da yer almış iftiralardır ( Bir çoğu bende var). Hal böyle olunca ancak Kitabı derleyen toplayan olabilirdin.   
         Kitabın yazarlığını nasıl yüklendiğini; oğlunun her kese mavi boncuk dağıtmasını, kardeşinin katil gösterilme duyarsızlığını göz önüne aldığımda seni çok kınamıyorum. Bu oluşum bir “mahalle baskısındır” .
          Sevgili teyze oğlu, ben Ahmet’e yanıt vermeden Onun yalanı üzerinden bina kurman seni bataklığa sürükler. Anlaşılan yazarlığı yüklemen böyle bir acelecilik neticesinin kazası. Bir yerinde “hukuki  haklarım baki kalmak” tan söz ediyorsun Merak ettim. Saitler Komplosu faili belli bir olay, katilleri mahkemeye vermek istiyorsan yanındayım.
           Hepimiz eş dost yakın akraba çok dikkatli olmak zorundayız. SAİTLER KOMPLUSU kitabımı edinirsen (wwwhuseyinakar.com  ya da www.akarhusayin.com) bir çok yerinde “Amaçları bizi biribirine düşürmek “  diye bir çok yerinde yazılı. Tuzaklarına yem olmayalım.  
            
Şıvan’ın oğluna, kardeşine, Ateş kardeşlere, Civariklilere tüm sevenlerine çağrım; Dr. Şıvan’ın  katil gösterilmesi bir tuzaktır. Gelin birlikte Dr. Sait’in anısına sahip çıkalım, Dr. Sait gibi bir değeri yok eden iki yüzlü, riyakar çakallara yem olmayalım. Sevgilerle. 
           Sevgili Civarikliler (3)
           e) Ahmet Ünal’a Yanıt :
          
 Ahmet Ünal, iftira üretiyor, Dr. Sait sevenlerine hakaretler yağdırıyor. Sanırım Civariklilerin bu dağınıklığı ortamında, onlardan birinin kolay yutulur bir lokma gördü.!.
         Öyle ya kendi adına güçlü bir siyasi oluşum sağlayan Dr.Sait gibi değeri yok ettiler de  sahipleneni çıkmadı, Katledildiği yarım asır oluyor, başına bir mezar taşı dikeni olmadı.  Adına kitaplar yazılıyor etkinlikler düzenlenirken, arkadaş katili gösteriliyor tınanı yok.
          Bilirsiniz akbabalar leşçi, kan kokusunu his ettiği yere gitmekten ya da zayıf gördüğü bir canlıya saldırmaktan kendini alamaz. Bu puslu havada Ahmet, Civarik’lilerin zayıf tarafını biliyor. Yoksa ekmek teknesi Civarikliler’e yada onlardan birine böyle şuursuz pervasızca saldırmaz.
           Ahmet’in cahil, diz boyu çamur olduğu ortada  ama insan boyuna aşan balçık olduğunu bilmezdim. Halk çocukluğunun terbiye sınırlarını, aklıselim bentlerini aşmasıyla, ekmek teknesine işediğinin ayırtında değil. sevgili akrabalar, Merhabam olan bir insana, bu alçak seviyede yanıt vermem olanaksız.
           Ahmet bey!  “Dr. Sait kamuya mal olmuştur “ diyor doğru. Hüseyin Akar’ın yaptığı da:  Bu “kamuya mal olmuşa” sahiplenmek, aleyhinde haince kurulan komployu aydınlatmak, Onun  dostu Sait Elçiyi öldürmediğini gün ışığına çıkarmak olmuştur. Şu kadere bakın ben bu mücadeleye Ahmet’le başladım başardı(m)kta. Birlikte katil ve uzantıları “Bremen Mızıkacıları hedefi olduk. Ahmet’in yardımını yok sıyamam.  Ne ki Ahmet şimdi onlarla kol kola .. niçin mi?
           Düşündüm şifresini çözdüm: Ahmet burada imalı ironi yapıyor.  Ahmet;  teyzem oğlum damadına, damadın kardeşi kitap yazarına, Şıvan’ın kardeşine, oğluna tüm akraba ve Dr. Şıvan’ı sevenlerine diyor ki “sefil, pasif reziller” duygusuzlar  ben sizden yana  oldum da ne oldu?  Siz bir Dr. Sait’e sahiplenmediniz. Onlar ağa oğlu Ömer Çetini kurtardı,  itirafçılaştırıp Komplo aklayıcısı yaptı.  Siz Dr. Sait’i katil gösterip  bu hainlere”keklere” övgüler  dizip biat ededurun,  yarım asırda Dr. Sait’in kemiklerine ulaşma yürekliğin göstermediniz, başına bir mezar taşı dikmediniz. Bende onun için haktan yana değil güçlüden yana kayıyorum haberiniz olsun” diyor.
        
Not: Ahmet’in bir  tek Civarikli onuruyla oynaması, tümüyle oynayacağının kanıtı.

            1-) Ahmet’e “U dönüşü yapıyor” demişim, doğru. İşte yorumsuz bir iki kanıtım:
            - “..Osman Aydın her koşulda tarihe karşı sorumludur..Şıvan geleneğinin devamı olduklarını iddia edenler bir süre sonra rehabilite sürecine uygun olarak terk ettiler… dahası katillerle kol kola gezmekte bir beis görmediler. İşbirlikçiler, Şıvan ve arkadaşlarının Sait Elçi’nin  katledilmesinde ki rolleri su yüzüne çıktığı halde suçlamalarını tekrarlamaya devam ediyorlar
       
-“…..Deweşe sado Kurtalan’da  hiç rahatsız edilmeden yaşayabilmenin sırrını açıklasın. Dewreşe Sado, Şerefettin Elçi ve ekibinin Barzanilerin Türkiye Temsilcileri oldukları bilinirken devletin güvenini nasıl kazandıkları izah edilmeye muhtaç değil mi?
        
-Barzaniler ABD’nin Orta doğu politikalarına kilitlenmişlerdir,
        
-İki Saitin birbirlerini fiziki olarak ortadan kaldırma durumu yoktu. İddia edildiği şekilde Sait Elçi Musul’a ardından da Zaho’a götürülürken MİT yönlendirilmesine tabidir. Dr Şıvan’nın da Sait Elçi ile görüştürülmek üzere çağrıldığı Zaho’ya gelmediği ancak iki arkadaşını gönderdiği iki arkadaşında Zaho’ya geldiklerine Sait Elçinin orada olmadığı ve kaybedildiği  öğrenilir.
        
-Koministlere karşı komplonun bir parçası olarak; Barzani MİT ve Deweşe Sado’ların eliyle kesintiye uğratılmak istenir. Komplo karşısında ne yazık ki o dönemin “yoldaşlığı,  yol arkadaşlığı” sınıfta kalır
          Ahmet bu güzel yerine tespit ve tedhişlerine eklenecek tümce bulamıyorum. Ne ki Ahmet bu eski yazdıklarını  yeni kitaba aldığı yazılarından çıkarıp öyle yayınlamış. Şimdi kendisi O işbirlikçilerle kol kola.. Peki biz Ahmet’e ne demişiz ? ..   Hakim kimlik tespiti için vatandaşa sorar:
           – adın ne?  
            -Dursun der  ve ilave eder. ama hakim bey Dursun T harfi yoktur. Hakim:  
            -Dursun da hiç T harfi olur mu  deyince vatandaş, 
            -Peki biz ne dedik hakim bey ?
           
Ahmet, ben, sana “dönek, iki yüzlü, riyakar, dönek,  tükürdüğünü yalayandemedim, kibarca U dönüşü yaptı demişim. Daha kibarcısını bulamadım. Merhabamız hatırınadır bilesin..
          2)-Son dört yapraktan dışında tümüyle komplo uzantıları “Bremen Mızıkacılarının”  yazdığı beli olan bir kitap yazılıyor. Buna, BİLİRKİŞİ RAPORUNDAN önce ki  eskimiş geşersiz  hayali mantıksız tutarsız çelişkili hain varsayımlarla , DR. Sait’in Sait Elçi’yi nasıl öldürdüğü, yani katil oluğu ekleniyor. Katilerin elindeki tek kanıtı; “Dr. Sıvan’ın kendi el yazısı ile ifadesi ve itirafı” olan belgenin taklit, sahte olduğu, Dr.Sait’in el yazısı olmadığın söz edilmiyor. Alman Üniversite Akademik Heyetinin Bilirkişi Raporu göz ardı ediliyor. .
        -Kuzey Irakta Kürt Mütegalibesi önderliğinde toplanan (Şerfettin Elçinin Şıvan aleyhinde binlerce sahta imzalı ile katıldığı) beş bin kişinin “Bizim adamı öldüren Dersim Kızılbaşı, dinsizi imamsızı komünist Şıvan’ı bize verin linç edelim vb gelişmelerden söz edilmiyor. Ömer Çetin yerine bir yoksul Dersimlinin kuşuna dizildikleri saklanıyor. İnsan hak hukuku vicdanı, şeriat istedi diye ayak altına alınıyor. Kitabı teyze olğlu yazsa bu noktaları es geçemez.  Kullandığı “kek”  Dersimli kültüründe yok.
          -Ahmet bütün bunları benim kadar biliyor. Damadının kardeşine yazarlığı yüklemesi;  “kandırmaya tanıdığımla başlarım” Kayseri tüccarlığı ile uyumlu. Bu cahilane yaptırım bir şark kurnazlığı, Dün karşı çıktığın, katillerle kol kola gezmekte bir beis görmediler  dediklerinle bu gün kol kola olmanın ayıbı sana da O işbirlikçi keklere yeter. Dr. Sait’i katil gösterme töhmetinden kurulamazsınız. 
      “Kürt Sorununa”  bakışımı gelince,     
        Bir:  -Türkiye’deki 20 milyon Kürt’ü  Iraklı bir  aşiret ağası ipoteğine sokulmasına, İki:   -Yaşamını ezilen halkına adamış, zeki atılgan üretken, halkı ile bütünleşen başarılı halk çocukları, Kürt coğrafyasını bölüşen devletlerle çıkar anlaşması  yoluyla  katle dilmesine ( Şıvan, Kasımlo,  Muini gibi) , Üç: –  Sınır ötesi silahlı güçleri çağıp kendi haklını öldürtmesine, Dört: Pozitif bilim yerine inanç bilimine öncelik verilmesine ( Hukuk yerine şeriatı, halk kitleleri yerine ağa bey mütegalibe istemine önceliğine), Beş:  Türkiye de seksen bin Kürt’ün kendi halkına karşı silahlanması (korucu) vs. karşıyım.
            Mevcut Kürt liderliği bu yaptırımlara ev sahipliği yaptığı için “Kürtler “bırakırın” olmuş ve esaretten kurtulamamıştır. Ahmet şimdi bu aşiretçi ilkel Kürt milliyetçiliği ile kol kola..
             3)  İftiralar zinciri
           
Halkımızın bir sözü var “Tavuk su içer birde yukarıda Allaha bakar. Sen bakmuyorsun Ahmet.
            a)Dersim Civarik İki Uçlu Yaşam  kitabımı DOZ yayınlarına götürdüğüm doğru. Yayıncısı  Sait Elçi olayında Dr. Şıvan’ın yanındaydı. Bu yönde kitaba bir katkısı olur sanmııştım. “Bir yerden para bekliyorum gelirse basarım” demiş ve dosyamı editörü Ali Rızaya vermişti. Durumu teyze oğluma anlatınca O da “kaynı” Ahmet’i salık verdi. Bende “kayın” Ahmet’te gittim.
          b) Ne ki Peri yayınları yeni kurulmuş ve Ahmet’in editörlük yapacak becerisi henüz yoktu. Sonra bir edebiyat öğrencisini buldu. On-onbeş gün O delikanlı ile çalıştım ve ara vermeden kitabı basıma hazırladık. Ahmet kitabın hiçbir yeri ile oynamadı ve karışmadı. Bazı önerilerde bulunduğu ve bana faksladığı tümüyle yanlış..(yalan)..
       c)” Kitaba sahiplenmedi, ben yetmiş yaşındayım dedi”   iftirası, vicdanı zafiyet içeren, kendini Allahtan etmedir. Kimliğim savcının elinde. O zaman 53 yaşındayım nasıl yetmiş derim. İşte (esas no 1998/392 , ) dosya önümde Ben yalnız yayıncı notu olan 5-10 sayfadaki yazıyı yüklenmemişim. Bunu da Ahmet istemi ile söylemiştim. Ahmet’te ifadesinde bu notu  Sadık Ağız’ın yazdığını söyleşmişti. Sonra Ahmet “Biri, Türkiye suç işlerse  yurt dışında sığınmacılığı kabul edilir “ demişti. Bende  “benim  kitabımı alet etmen doğru değil”demiştim.
        e) Korkma değilde ürktüğüm doğru. ben Ahmet kadar pişkin değildim, savcının “..Sanık Hüseyin Akar’ın yazmış olduğu metinde halkı ırk, bölge mezhep farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek suçunun işlediği…” karşısında şaşa kalmıştım. Bu, devlet iftirasıydı “Ben devleti niye nasıl böldüm diye ürkmüştüm. Oldum olası iftiradan korkarım.
             SAİTLER KOMPLOSU Dr. Şıvan ve Barzani Kürt Liderliği kitabıma gelince; Ben bu kitap için Ahmet’e hiç gitmedim. Çünkü Onun basmayacağını biliyordum. Nerden derseniz, kitabın basımını uzun sure oyalayan bir yayıncıya, “basmazsan Ahmet’te gider o basar” deyince yayıncı aramızda kalmak koşuyla “Ahmet Petrol parası kokusunu almış, şimdi eski günahları çıkarıyor” demişti. Bende Ahmet’i telefonla aradım, O üç dört ay doluyum demişti bana.  Bütün olanlar bundan ibaret  gerisi yakıştırma . 
           “Doğruyu”
, dün Atinalılara anlatamayan Sokrates’in kaderini paylaşmak bana kaldı.

            Ahmet Ünal, sen çok iyi bilirsin ki yazdıkların karalama iftira. Seni bu uydurmaların için kınıyorum, çok ayıp.. Bir mert tarını görmüştüm onu sildin. Bunları vicdanın sindiremez. 
           Ahmet, ben şimdilik devlet ricali gibi; “bu iftiralarını  ispatlamazsan, namertsin, alçaksın müfterisin, şerefsizsin demiyorum. Bu, tarz arsız insanlar için geçersiz. Kem söz sahibinindir. Ayrıca sen teyze oğlumun kaynısın, bir ucu bana uzanıyor. Bilirsin Civarikliler hepimiz teyze dayı amca çocuklarıyız. Seni vicdanınla baş başa bırakıyor,  Özür dilemeni bekliyorum.

 

 

.

 

Arama

ARŞİV

Nisan 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca   May »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  
Ziyaretçi Sayısı: