Ağustos, 2012

Hardo Dewres

3 Ağustos 2012

 SEY QAJİ’yı   ANARKEN

Tarih ………     :  25 haziran   saat 20,30
Kanal ………    :  TV 10
Proğm ad…    :   Hardo Dewres
Konu .. ……     :    Sey Qaji
Yöneten          :   Süleyman Ateş
Konuklar….   :    Bava Hesen ve M. Ali Ateş 
Tlf katılan … :    Makbule Çerimli,  Hasan Özmen,  Baki Doğan

           Gelişim (Özetle):  
           Bava Hasen konuya, baba (ailenin) övgüsü ile başlar..  soylarının Evlad-é Resul (mübarek soy yani Arap) olduklarını belirterek konuşmasını sürdürür.    
            Yönetenin arada bir, “konumuz Sey Qaji” ikazı neticesiz kalır. Bava Hasan;  “Bize “imam” Sey Qajilere “Seydiz” denirdi, bizler keramet sahibiyiz,  Sey Qaji de Evlad-é Resuldur”  der. İki saatlik konuşmanın de tek getirisi de bu olur! Ne ki ,“Keramet sahibi, Evlad-é Resul” olduğunu sanan Bava Hesen kendini,  So-bé  ana dili ile ifade eder. .
          Bava Hesen, bir kez de Dr. Şıvan’dan söz eder.  O anda yöneten ve diğer konuğun paniği, birlikte konuyu saptırmaya çalışma çabalarını sanırım anlayan olmadı!  
          Bava Hesen, (Bilerek-bilmeyerek)  konuyu Kimsor’de Tumé Sevkan’de Dursun Altınışık’ın babası nın evinde yapılan Cıvrak-Gemik Cemaatine getir ve O toplantıda söz alan birinin, “Avasé İvişin (Dr. Sait’in babası) ; “şu  konuşsun bu konuşsun demekle haddini aştığını (Evladé Resule) karşı  saygısızlık ettiğini aktarır. …
           Bava Hesen sözü, 1938 Dersim Katliamını getirir ve  “Gemikli Evlad-e Resul  Memo Derg ve Usene Seydiz’in davası Yüce divana gitti” diye söz ederken O kırımda diri diri yakılan 54 candan hiç söz etmemesi ( 54 masumu Yüce Divan’a laik görmeyiş iması ve yönetenin sessiz kalışı )  ne Alevi anlayışı nede  bu günkü çağdaş insanı anlayışla  bağdaşır.
          TV kanallarında hazırlıksız konuşmak kolay değil. Hele 80-90 yıldan bu yana asimile amaçlı yasaklanan, kültürü ile yok edilen Dersimce (So-Bé)  ana dilde program yapmak ve konuşmak her baba yiğidin harcı değil. Süleyman Ateş ve ağabeyinin ana dillerine sahiplenmesi, bu dilde program yapması gurur verici… 
         Ancak bunda da asimile kaçınılmaz. Bizler, feodal aşiret yaşamamızda “dernek” kurmadık ki bunun ana dilimiz Dersimce de de “komela” , özgür olmadık ki özgürlüğün “azadi”  olduğunu bilelim. Bir dilden başka bir dilin köleliğine girmeyelim. Sanırım komela Kırmanci (here-were) dan aktarma . Bu (So-Bé) yi peşin ( here-Were) ye asimile etme anlamına gelir. Buda sakıncalı. Bu tip programlarda başarı; ırkçı faşizmin ana dilleri ve kültür değerlerini yok ettiği  halklar üzerindeki baskıyı azaltma,  inanç bilimi ile değil, çağdaş pozitif bilimle elde edilir.
          “Hardo dewreslerin keremeti, Evlad-é Resu, Ehl-i Beyt  kurtarıcılığı gibi  Uhrevi dünya bilimi”  inancı bizi kurtarmış olsaydı  Alevilik ve Aleviler şimdi ki gibi “darda” olmazdı.  
        TV 10 gibi önemli bir kanalda yapılan tanıtımda, kişileri gerçek yönleri ile ele almalı ve erdemleri uyumlu anlatılmalıdır. Örneğin; Sey Qaji, ezgilerinde konuştuğu ana dil ve ezilen yöre halkıyla birliktir. Sey Qaji  “Arap” soyundan olduğunu ifade etmemiştir. Sey Qaji; “Was koke xo ser vezino / Teyri turi züvinde  kevnené  (Her yeşillik(ot) kökü üzerinde biter /her kanatlı kendi diline cıvıldaşır –öter- der.
           Sey Qaji’i yeni keşfedilmiyor. Sey Qaji’nin söz ve saza yansıyan tüme yakın ağıtları “Civarik Gençler İmajı”  ilk serisi olan Dersim-Civarik İKİ UÇLU YAŞAM” eserde yer verilerek ölümsüzleştirilmiştir.
          a)  Bu kitap, Civarik’i doğası, günlük yaşamı, acısı, aşkı ve aşkın kişilileriyle bir yöreyi ve insanlarını anlatan bir çalışmadır (yayıncı notu). 
           b) Kürt yazar Mılle H. Sağnıç, bu kitaptan alıntı ile  Sey Qaji ve Sey Can’ı  (so-bé)  orijinal ana diliyle “Dünya Kürt Edebiyat Tarihi” eserinde yer vermiştir.
         
c) Bu kitapta, “Bava”lığın ne olduğu (Evlad-é Resul olmadığı) anlatılır.
          d) ayrıca, Süleymaniye Selimiye vb. için Mimar Sinan neyse, Şey Qaji ve Seh Can için bu eser odur. Şey Qaji için program yapılıyor. Sey Qaji’yi ilk kez tanımlayan eser yok sanıyor.. ilime bilime arka dönülmez.
        Ben, Bava Hesen’ı ilk kez görüyorum. Yiğidin hakkını yemeyelim: Bava Hesen; diri  fiziki yapısı, tok sesi, rahat davranışı, pos bıyığı, sempatik, güleç yüzü (el kol hareketiyle beden dilini çok iyi kullanan), “Dersim Adamı”  ile bütünleşen bir kişilik görünümünde. 
        Ne ki yetiştiği ortamın (horlanan dışlanan yasaklı ortamda), babasının görüşü dışında bir değişim olanağını bulamayınca, babasının “uhrevi dünya  anlayışını” ile yetinmiş, başka  bir söylemle pozitif  bilinç yerine inanç bilimi ile yetinme zorunda kalmıştır.  Şimdide o inanç bilincini kullanıyor.
           Hz Ali, “çocukların seni aşmamışsa, onları iyi yetiştirmemişin” der. Hacı Bektaş-ı Veli “ne ararsan kendinde ara”(yani insanda ara) soyda değil,  der.
        Bava Hesen’in tok, doyurucu sesiyle Sey Qaji’den aktardığı bir güzellemeyi ilk kez duydum. Ben Sey Qaji’yi salt acılı ağıtların, Sey Canı aşkın kemiksiz dili biliyordum. Bava Hesen bu güzellemesi benim için bir artı değer oldu, bu yönde eksiğimi anımsattı. 
         “Hardo Dewres”  inancı kutsallığı derken, ilim ve bilimi dışlamamaya özen gösterilmelidir.   
           Sey Qaji, Bava Hesenler’e şöyle takılır:

         “ Vake Hızır amo şiyo tumé Koyeseri
             
Tumé Koyéser’ra Hızır meymano
            
Laé bari burusni Koyeseri
            
Bava Heseni dewreşi mırı sevano
            
Bawa mide deva şenu postu keno
             
Tersı mı a terseneka haqé mıra
             
O çi binde onca béçıke tadano”          (Dersim-Çivarik İki Uçlu Yaşam s.69)

Arama

ARŞİV

Ağustos 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« May   Eki »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  
Ziyaretçi Sayısı: