Temmuz, 2013

Sey Qaji’ye anıt mezar

21 Temmuz 2013

SEY   QAJİ                                                 

 Sey Qaji ünlü bir Dersim ozanı.  Sey Qaji’yi  ilk kez gün ışığına çıkaran  “Dersim–Civarik İKİ UÇLU YAŞAM”  kitabında  ozanı şöyle tanımlar ( yazarın DERSİMDEN PORTRELER” ve H. SAĞNIÇ’ın DÜNYA KÜRT EDEBİYAT TARİHİ) :
       “ Asıl adı “Seyit é Qaji’dır. Civarik Köyü’ne bağlı Gemik mezreli.. Aşiretler arası çekişmelerin en ateşli sürecinde dünyaya gözlerini açar (1871). .  Sey Qaji yörenin olumsuzluklarından payına düşeni fazlasıyla alır. Üç yaşında yakalandığı hastalıktan iki gözünü yitirerek kurtulur. Dersim ateş çemberinde, tek silahı sözü, sazıdır….. 
    
Olayları yörenin ana dilinin kendine has deyimleriyle yalın ve lirik bir anlatımla saza söze yansıtır. Bu yönü ile en çok” mir, bey ağa”lar kısaca hükmedenlerin “ bam” tellerini çınlatır. Onlara karşı direnir ve şimşeklerini üstüne çeker. . Söylemleri Dımılı lehçesi Dersim ağızlı, Sey Qaji başka dil bilmez.

           Bir gün, bölgenin tek hakimi Hüseyin Beyin oğlu Mustafa Bey Rus harbinde sığındığı Civarik’in Balıx mezresine gelir. Kendisini  “hain miro” diye niteliyen  Sey Qaji’nin kendisine getirilmesini ister. Bunu duyan ozan Haydran’a kaçarken yolda beye söyle seslenir:

Çeki mara gurete qe kursunı medaxı to bıvo
Dı hire çeku xain mir ser wato unüra sabıvo
      
 Silahları topladılar bulamadım sıkılacak bir iki kurşun                  
        Bulduğum bir iki dize sözü sıktımsa haline şükür etsin.”…..
       
Niçin Sey Qaji
       
Sey Qaji , Dersim’de devlet otoritesinin olmadığı, feodal aşiret düzeninin acımasızca sürdüğü, “güçlünün, güçsüzü” ezdiği, yok ettiği bir döneme denk gelir.  .
        Bu haksız ortamda Sey Qaji hiçbir zaman ; “mir, ağa, bey” gibi egemen zalimden yana olmamış, tüm yaşamınca ezilen halk kitlelerinin yanında yer aldığı görülür.
      Ezilen, zulüm gören, ihanete uğrayan, lokması elinde alınan, dara düşülen, haince öldürülen, biçare halkın sorunlarını dile getirmesi, daha önemlisi“ ağıt, lauk-klame-deyiş” gibi destansı söylemlerini halkın hafızsına kazıyarak onları ölümsüz kılmasıdır.   Görme engelli Sey Qaji, Pir Sultan Abdal’ın direniş ruhunu taşıyan, duyu iletişimli, güçlü beyin algılı bir direnişin sembolü.
     Sey Qaji,  halk ve “hak’tan yanadır.  En önemli söylemlerinden biri “Zengeno bé dım mevé”   (sapsız kazma olmayın):  Sapı olmayan kazma ile kazı yapan kendi dibini kazar. El, ayak, beyin vs. organları bir bütün olunca önemlidir. İnsan; şerefi, haysiyeti, onuru ile yaşar. biri eksiklse buna yaşam denmez. Kime yapılırsa yapılsın, haksızlığa karşı suskun kalan, direnmeyen bu insanı vasıflarını yitirir. Sapsız kazma olur. Sey Qaji bir bilgedir, “Niçin Sey Qaji” deyişim bundandır.    Sey Qaji , aslına sadık, toplumsal gücün önemini bilen ve bunları yarınlara taşıyandır.     

Vas koka xo ser vezino               (Her ot kökü üzerinde biter)
Teyr zoné xode wengdano …..   (Her kuş kendi dilinde öter)
De çip bukuye peru qanatı xo      (Tüm gücünü kullanmalısın )
To ver bi  to dıma béro az é to     (Günü yarınlara taşıman için)
       Sey Qaji,  Civarik ağasını eleştirirken,  saygıyı göz ardı etmez.

Sıleman ağa herdise  vırasta kerda tenıke   (Süleymen ağa sakalını taramış etmiş ince)
Ço é  xo gureto şio veré çi Welé Manıke        (Çubuğuyla  Welé Manık evine gitmiş

Vano “heru bıze şime biayma cev é Gemıke   (diyor  “merkepleri al gidelim Gemik’e
Sey Qaji cev çarno  cunude kerdo qilike”    (Sey Qaji harmanda arpayı  yapmış tepe)
           On göbekten bu yana Gemik’te olduğu bilinen Gemikliler   “el attım taşına Düzgün dağı”  kendilerine yar olmaz. Haksızlığa karşı direnişini sürdüren Sey Qaji, ailesiyle  Haydaran aşiretine sığınır ve orada dokuz yıl kalır. Annesi ölünce Niksor’da gömülür. Ancak iki yıl sonra Gemik’e baba ocağına taşınır.  
        Şu kadere bakın ki  o sıralar Haydaran / Xışkulu’da yaşayan Sey Qaji ölünce, naaşı Miksor’da  Bawa Seydali evinin karşısında annesinin boşalan mezarına konur. Ölüm tarihi on iki imam orucuna denk geldiği için de “nasip bu” diye Niksor’da bırakılır.
         Civarik Gençler imaji ( ilk kuşağı)  ırkçı, inkarcı, asimileci devlet ideolojisinin ezdiği, yok sandığı, silmeye çalıştığı halkın toplumsal hafızasını korumak için,  Sey Qaji,  Sey Can  Apo Uşen vb.( ağıt, klam, lauk, deyiş  edebi değerli)  saz ve söyleme yansıyan  kültür değerlerine sahiplenmeyi bir ilke olarak ele almıştı.. Sey Qaji’nin Niksor’da olan kemiklerini baba ocağı Gemik’e getirme ve bunu bir anıtmezarla değerlendirme bu ilkelerden biriydi.
          Bu gün bu ilkenin yaşam bulması, tarihi bir hatayı giderme yanında bunu ilke olarak ele alan ilk kuşak Civarik Gençler imajı kayıplarından Mehmet Karatoprak, Sait Kırmızıtoprak, Yusuf kaçar, Nurettin Tanrıverdi Ali Gündoğdu’nun ruhunu sad etmiştir, rahmetle anıyoruz.
Ko é ser é  ma bené surguni
 
Çevreş Mordemé Xormekçu dest esto zuvini
  
Ye” mı  dalé budağı  mı  çino
 
Mı dest esto raa kemere Duzgın’ı”      
Bu dört dize o ilkel feodal düzende ozanın çektiği çileyi anlatmaya yetiyor.
      Sebahattin Eyüboğlu “ geçmişinden memnun olmayanlar çocuklarını dedelerinin kemikleriyle döverler” demişti.
      Civarikli torunların, dedelerinin bir asır önceki hatalarıyla (geçte olsa) bu gün yüzleşmeleri yerinde ve erdemli bir davranış. Civarikli torunlar bu anıtmezarla, Sey Qaji ardıllarından özür dileniyor.

Arama

ARŞİV

Temmuz 2013
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« May   Eyl »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  
Ziyaretçi Sayısı: