Cıvrak köy derneği yönetimine

         CİVRAK  KÖYÜ   Yönetim Kuruluna

        Sevgili köylülerim
       İnsanlar çok zulüm görmüştür, yakın asrı ele alırsak ( gelişen koşullarda) Civariklilerin gördüğü zulüm insanlık tarihi içinde sıra dışı, çok önemli bir yer tutar: Zeki, dürüst, çalışkan, ezilen dışlanan halkının gerçeği için canını ortaya koyan özverili yiğitlerin, hileli, komplo şer oyunlarla ile namertçe yok edilmesi acıların en beteri.  Uzatmadan , B. Bertal Efendi devlete,  torunu Dr. Sait; eşine dostuna dava arkadaşına olan güvenin kurbanı oldular.
        Dr Sait’e,  halkı uğruna canını adadığı dava arkadaşları, birlikte savaşan lider kıydı.
Dr Şıvan’ın bu oyuna gelmesi, halkını ezilmişlikten kurtarma azmi ve dava arkadaşlarına olan aşırı güvenidir. Eşi dostu seveni, birlikte oluşturduğu siyasi oluşumun temsilcileri, Dr. Şıvan’ı  dar döneminde yalnız bıraktı. Kürt coğrafyasını paylaşan devletlerin derin güçlerin istemi doğrultusunda Dr Şıvan hareketi (Kürt aydınlarca bilin) yok edildi..
          Komplo teorisinin tek kanıtı: “Kendi el yazısı ile ifadesi ve itirafı “denen dört sayfalık bir yazı oldu. Önce buna okumuşlar inandırıldı. Bunların içinde  Dr.un çevresini  etkileyebilen kişiler buldular, bunları değişik oyunlarla  elde ettiler. D. Sait’i öcü ve katil göstererek ölüme terk ettiler. Bunların içinde Şıvanı seven Civariklilerin oluşu elem verici bir  talihsizlik oldu (1971 den sonra bir Civarikli okumuş  Dr. Saitİn katili  TKDP ya (Derveşe Sado- Şerafettin Elçi ile)  ve Mesut Barzani’ye hizmeti, Şıvan’a vefasızlığı zirveye çıkardı).            
           30-35 yıl bu komployu çözmekle uğraştım. Komployu vicdanen çözmüştüm ancak bu belgenin sahte olduğuna kimseyi inandırmıyordum. Bu işle görevli Faik Savaş belgeyi Berlin’deki yerinde gösteriyor ancak fotokopisini kimseye vermiyordu. Bu sahta olduğuna dikkatımı çekmişti.2oo5 yılında bu belge bir kitapta yayınlanınca M.Ali’ye bildirdim  M.Ali bana inanmıyordu. ( çatışma mektupları bende, Civarik “birliği” için bu güne dek saklı tuttum)
            M.Ali aramızdaki tartışmadan sonra (benden kurtulmak, ya da duyduğu kuşku nedeniyle) bu komplonun kanıt  belgesini bilirkişi incelemesine verdi. Netice benim düşündüğüm gibi yani Dr. Şıvan’ın “el yazısı ve ifadesi ve itirafı” denen belge sahte çıktı. Yani Dr. Sait dostu Sait Elçiyi öldürmemişti. Bu haince kurulmuş “Osmanlı yunu”  hain bir kurguydu.  Bu noktadan sonra ben M.Ali, ve kardeşini  vicdanlarıyla baş başa bıraktım ve sustum….
            Bu yıl “Dr. Sait’in katil olduğunu”  ima eden bir kitap yayınlandı. Yazarlığı “Sait” gerçeğinden uzak, bir masum yeğenine yüklendi. Dr.un kardeşi ve oğlu katillerin ayağına götürüldü, hain eller öptürüldü. Bu tablo, bilirkişi raporunu inkar, katile biat, aileyi açıkça aşağılamaktı.  Sevgili arkadaşlar ,ben bunu kötü niyete değil  de “insanı zaaflarına,” yoruyorum.
           Her kesin bir siyasi politik görüşü var. Her ne hikmetse M.A. ve SA. kardeşlerin Kürt halkı için politik görüşü, bu güne dek Kürt düşmanlarıyla iş birliği yapan, halkının kanını emen mütegalibe den (ağa şıhğ ulama molla vs.)  yana. Bu nedenle bunlar Dr. Sait’in öldürülmesi hakkında net olamıyorlar. Bakın “Dr. Sait’i kim, niçin hangi hain dubara ile öldürdü diyorlar mı? Hayır. çünkü bu  “hain komployu kuran, Kürt düşmanı unsurlar,  dava  arkadaşları ve molladır”.  Bunun anlaşılması da siyasi görüşlerine ters düşüyor.
          Kimsenin siyasi görüşüne karışmıyoruz ama bu görüş için Köy derneğini istismarla Civarikliye mal edilemez. Başta Sayın Hüseyin Ateş, Dr. Sait’e “Dersim kızılbaşı,  koministi  zındığı diye miting düzenleyen  “Şeriat “diye  Ömer yerine Dersimli Hasan’ı (yargısız )  katledenlerin düşüncesinden yana olamaz. İsterseniz danışın kendisine. .
          Ben 2006 da ”SAİTLER KOMPLOSU  Dr. Şıvan ve Barzani Kürt liderliği” kitabımda komployu  bütün gerçeğiyle aydınlattım. Bu işlerine gelmedi karşı çıktılar. Derneğe okuması, bilgi edinmesi için gönderdiğim  3-4 koli kitap tekmelendi, dışarı atıldı sonra geri gönderildi.
          Dernek yöneticileri bu aymazlığın farkında olamadılar. Kitap tekmelemek bilgi ve gerçekleri tekmelemektir, Bu güne kadar bu ayıbı ve ilkelliği deşmemem Civarik birliği içinde Zira Civarik’lilere yaraşmıyan bir ayıptı bu. Üzüldüğüm derneğin alet edilmesi.
         Sevgili Civarikliler :
         İstanbulda tertip edilen ilk Civarik gecesinde beni konuşturmamak için M.Ali yöneticilere karar aldırttı. Çünkü Dr.ru anacağımı biliyordu. Bakın şimdi  Dr. Sait’ten kalan anılarını benim yada hiç birinizle değil de Dr, Sait’n katilleri ile paylaşıyor. Bu uğurda hizmet verenler için değilde Niçin katil uzantıları? Civarikli neden bu kadarını irdelemiyor. Ben ne yapmışım, üstelik Ateşler aile dostlarım.
          Bana alınmaları;  “Siz  ikili oynuyorsunuz,  düşüncenize, derneği alet edip Civariklileri siyasi anlayışına ortak etmeyin.  Barzani Şıvan’ın katili, Kürdü kürde vurduranın,  köy korucuların hamisi, yerel seçimde % 80 oy alan halktan yana olmayan bir liderlik  “diye ikaz etmem ve Dr.Sait alehinde bir belgesini kitabıma almam. M.A.nin İnat ve egosu , tam bir ironi(gülmece) bir az de insafsızca. Bakın köy değerlerinden söz ederken hiç H Akar’n  kitaplarından söz ediliyor mu?  Oysa bunları ben yazmışım ama kapsamı bir kültür ve bu kültür tümüyle geçmiş Civariklilerin  yani kamu malı. Sizlerin.
                                                                                                               *
         Bu ara tv 10 da  Hardo dewresSeyit qesekedarne””  Sait hakkında konuşmalar yapılıyor. Yaşatılan basit basit duygusallıklar. Ben S.A.in ana dili ile yayın yapmasını kutladım ama onun yanında bu ana dilimizin diğer Kürtçe ile donatılmasını kınadım. Dr. Sait ten söz ederken önemli olan (değerli kişiliği yanında) dava arkadaşlarının kendisine açık ihanetidir. Biz Dersimli olarak Devletten Seyit Rızanın mezarını  istiyoruz ama Dr. Saitin katillerinden ellerini öptürürken kemiklerini istemiyoruz.  Bu ne gaflet ne sefalet…hatta…
            Sey Qajiden söz edilirken onları ilk kez yazıya geçiren kaynaktan söz edilmiyor. Oysa bu (Hüseyin akardan) çok ”Civarik Gençler İmajı “ hareketinin malıdır.
           Gerçekleri göz ardı etmek ilkelliği yatığı işin “yavan” kalmasını sağladı. Nitekim tv 10 da gereksiz şekilde “Avaşé İviş” eleştirildi. Kasıtlı yaptıklarını sanmıyorum.  Ama “ne aradığını  bilmeyen bulduğunun farkına varamaz”.  Gerçeklerden çok siyası rotaya öncelik veriliyor,   bilinen gerçeklerden kaçınıyor.
          Sey Qaji hakkında  İki uçlu yaşam ve Dersim’den  Portrler  biyoğrafılerinden  gerekli bilgiler verilmiş. Dünya Kürt Edebiyat Tarihine alınmış. Bunları yok saymak bu değerleri yüceltmez alçaltır. Bu ne kin ne inat yakışır mı Civraklıya?
            Bilgiyi veren H akar olduğu için o bilgi kaçınılıyor. H.Akar yazdığı için Dr. Sait gerçeği kimseye okutulmuyor. Bu bir ayıp. Derneğin, kitabın tekmelenmesi ve geri gönderilmesine karşı sessizliği anlamak da olası değil. Dr. Sait’in dirisine sahiplenmeyenler in kemiklerine sahiplenmieleri düşünülemez. Düşündükleri “anıt mezara” neyi gömeceklerini merak ediyorum doğrusu!
         Gerçeğe arkasını dönenler, gerçekten kaçanlar gidip katil ardıllarıyla iş birliği yapıyor, en yakınlarını götürüp katillerin elleri öptürülüyor bu insani zaaf katile biattır. Elindeki bilirkişi raporuna yok sayarak  Dr. Saitin katil olduğunu ima eden kitabı yayınlıyor. Derneğin bu ayıplara göz yumması doğru değil.
         Bunları yazmakta amacım Cıvrak Köy Derneğinin,  “Kürtler arasında çatışmasının içine alındığı ( derneğin politize edildiği)  bincine varılması, başka bir söylemle derneğin, ezilen fakir fukaradan yana değil de; ağa seyh bey molla  yanında yer alan bir görüşe sürüklenmeye çalışıldığının bilinmesidir. Bu kadarına  hakkımız yok. Dernek duyarlı ve bu tip taraflıklardan uzak durmalıdır bence. Bunu hatırlatmayı bir görev bildim sevgi ve başarı dileklerimle
Hüseyin Akar

 

 

 

  

CİVRAK KÖYÜ Yönetim Kuruluna /İstanbul

Sevgili köylülerim

İnsanlar çok zulüm görmüştür, yakın asrı ele alırsak ( gelişen koşullarda) Civariklilerin gördüğü zulüm insanlık tarihi içinde sıra dışı, çok önemli bir yer tutar:

Zeki, dürüst, çalışkan, ezilen dışlanan halkının gerçeği için canını ortaya koyan özverili yiğitlerin, hileli, komplo şer oyunlarla ile namertçe yok edilmesi acıların en beteri.

Uzatmadan , B. Bertal Efendi devlete, torunu Dr. Sait; eşine dostuna dava arkadaşına olan güvenin kurbanı oldular.

Dr Sait’e, halkı uğruna canını adadığı dava arkadaşları, birlikte savaşan lider kıydı.

Dr Şıvan’ın bu oyuna gelmesi, halkını ezilmişlikten kurtarma azmi ve dava arkadaşlarına olan aşırı güvenidir. Eşi dostu seveni, birlikte oluşturduğu siyasi oluşumun temsilcileri, Dr. Şıvan’ı dar döneminde yalnız bıraktı. Kürt coğrafyasını paylaşan devletlerin derin güçlerin istemi doğrultusunda Dr Şıvan hareketi (Kürt aydınlarca bilin) yok edildi..

Komplo teorisinin tek kanıtı: “Kendi el yazısı ile ifadesi ve itirafı “denen dört sayfalık bir yazı oldu. Önce buna okumuşlar inandırıldı. Bunların içinde Dr.un çevresini etkileyebilen kişiler buldular, bunları değişik oyunlarla elde ettiler. D. Sait’i öcü ve katil göstererek ölüme terk ettiler. Bunların içinde Şıvanı seven Civariklilerin oluşu elem verici bir talihsizlik oldu.

(1971 den sonra bir Civarikli okumuş Dr. Sait katili TKDP ya (Derveşe Sado- Şerafettin Elçi ile) ve Mesut Barzani’ye hizmeti, Şıvan’a vefasızlığı zirveye çıkardı).

*

30-35 yıl bu komployu çözmekle uğraştım. Komployu vicdanen çözmüştüm ancak bu belgenin sahte olduğuna kimseyi inandırmıyordum. Bu işle görevli Faik Savaş belgeyi Berlin’deki yerinde gösteriyor ancak fotokopisini kimseye vermiyordu. 2oo5 yılında bu belge bir kitapta yayınlanınca M.Ali’ye bildirdim M.Ali bana inanmıyordu. ( çatışma mektupları bende, Civarik “birliği” için bu güne dek saklı tuttum)

Aramızdaki tartışmadan sonra (benden kurtulmak, ya da duyduğu kuşku nedeniyle) bu komplonun kanıt belgesini bilirkişi incelemesine verdi. Netice benim düşündüğüm gibi yani Dr. Şıvan’ın “el yazısı ve ifadesi ve itirafı” denen belge sahte çıktı. Yani Dr. Sait dostu Sait Elçiyi öldürmemişti. Bu haince kurulmuş “Osmanlı yunu” hain bir kurguydu. Bu noktadan sonra ben M.Ali, ve kardeşini vicdanlarıyla baş başa bıraktım ve sustum….

*

Bu yıl “Dr. Sait’in katil olduğunu” ima eden bir kitap yayınlandı. Yazarlığı Sait gerçeğinden uzak bir masum yeğenine yüklendi. Dr.un kardeşi ve oğlu katillerin ayağına götürüldü, hain eller öptürüldü. Bu bilirkişi raporunu inkar, katile biattı.

Sevgili arkadaşlar ben bunu kötü niyete değil de “insanı zaaflarına,” yoruyorum.

Her kesin bir siyasi politik görüşü var. Her ne hikmetse M.A. ve SA. kardeşlerin Kürt halkı için politik görüşü, bu güne dek Kürt düşmanlarıyla iş birliği yapan, halkının kanını emen mütegalibe den (ağa şıhğ ulama molla vs.) yana. Bu nedenle bunlar Dr. Sait’in öldürülmesi hakkında net olamıyorlar. Bakın “Dr. Sait’i kim, niçin hangi hain dubara ile öldürdü diyorlar mı? Hayır. çünkü bu “hain komployu kuran, Kürt düşmanı unsurlar, dava arkadaşları ve molladır”. Bunun anlaşılması da siyasi görüşlerine ters düşüyor.

Kimsenin siyasi görüşüne karışmıyoruz ama bu görüş için Köy derneğini istismarla Civarikliye mal edilemez. Başta Sayın Hüseyin Ateş, Dr. Sait’e “Dersim kızılbaşı, koministi zındığı diye miting düzenleyen “Şeriat “diye Ömer yerine Dersimli Hasan’ı (yargısız ) katledenlerin düşüncesinden yana olamaz. İsterseniz danışın kendisine. .

*

Ben ”SAİTLER KOMPLOSU Dr. Şıvan ve Barzani Kürt liderliği” kitabımda komployu bütün gerçeğiyle aydınlattım. Bu işlerine gelmedi. Derneğe okuması, bilgi edinmesi için gönderdiğim 3-4 koli kitap tekmelendi, dışarı atıldı sonra geri gönderildi.

Dernek yöneticileri bu aymazlığın farkında olamadılar. Kitap tekmelemek bilgi ve gerçekleri tekmelemektir, Bu güne kadar bu ayıbı ve ilkelliği deşmemem Civarik birliği içinde Zira Civarik’lilere yaraşmıyan bir ayıptı bu. Üzüldüğüm derneğin alet edilmesi.

*

Sevgili Civarikliler

İlk Civarik gecesinde beni konuşturmamak için M.Ali yöneticilere karar aldırttı. Çünkü Dr.ru anacağımı biliyordu. Bakın şimdi Dr. Sait’ten kalan anılarını benim yada hiç birinizle değil de Dr, Sait’n katilleri ile paylaşıyor. Civarikli neden bu kadarını irdelemiyor. Ben ne yapmışım, üstelik Ateşler aile dostlarım.

Bana alınmaları; “Siz ikili oynuyorsunuz, düşüncenize, derneği alet edip Civariklileri siyasi anlayışına ortak etmeyin. Barzani Şıvan’ın katili, Kürdü kürde vurduranın, köy korucuların hamisi, yerel seçimde % 80 oy alan halktan yana olmayan bir liderlik “diye ikaz etmem ve Dr.Sait alehinde bir belgesini kitabıma almam. M.A.nin İnat ve egosu , tam bir ironi(gülmece) bir az de insafsızca. Bakın köy değerlerinden söz ederken hiç H Akar’n kitaplarından söz ediliyor mu? Oysa bunları ben yazmışım ama kapsamı bir kültür ve bu kültür tümüyle geçmiş Civariklilerin yani kamu malı. Sizlerin.

*

Bu ara tv 10 da Hardo dewres “Seyit qesekedarne”” Sait hakkında konuşmalar yapılıyor. Yaşatılan basit basit duygusallıklar. Ben S.A.in ana dili ile yayın yapmasını kutladım ama onun yanında bu ana dilimizin diğer Kürtçe ile donatılmasını kınadım. Dr. Sait ten söz ederken önemli olan (değerli kişiliği yanında) dava arkadaşlarının kendisine açık ihanetidir. Biz Dersimli olarak Devletten Seyit Rızanın mezarını istiyoruz ama Dr. Saitin katillerinden ellerini öptürürken kemiklerini istemiyoruz Bu ne gaflet ne sefalet…

*

Sey Qajiden söz edilirken onları ilk kez yazıya geçiren kaynaktan söz edilmiyor. Oysa bu (Hüseyin akardan) çok ”Civarik Gençler İmajı “ hareketinin malıdır.

Gerçekleri görmemek yavan kalmanın ilk adımıdır. Nitekim tv 10 da gereksiz şekilde “Avaşé İviş” eleştirildi. Kasıtlı demiyorum. Ama “ne aradığını bilmeyen bulduğunun farkına varamaz”. Gerçeklerden çok siyası rotaya öncelik veriliyor, bilinen gerçeklerden kaçınıyor.

Sey Qaji hakkında İki uçlu yaşam ve Dersim’den Portrler biyoğrafılerinden gerekli bilgiler verilmiş. Dünya Kürt Edebiyat Tarihine alınmış. Bunları yok saymak bu değerleri yüceltmez alçaltır. Bu ne kin ne inat yakışır mı Civraklıya?

Bilgiyi veren H akar olduğu için o bilgi kaçınılıyor. H.Akar yazdığı için Dr. Sait gerçeği kimseye okutulmuyor. Bu bir ayıp. Derneğin, kitabın tekmelenmesi ve geri gönderilmesine karşı sessizliği anlamak da olası değil. Dirisine sahiplenmeyenler kemiklerine sahiplenmiyor. Düşündükleri anıt mezara neyi gömeceklerini merak ediyorum doğrusu!

Gerçeğe arkasını dönenler, gerçekten kaçanlar gidip katil ardıllarıyla iş birliği yapıyor, katillerin elini öpüp biat ediliyor. Elindeki bilirkişi raporuna yok sayarak Dr. Saitin katil olduğunu ima eden kitabı yayınlıyor. Derneğin bu ayıplara göz yumması doğru değil.

Bunları yazmakta amacım Cıvrak Köy Derneğinin, “Kürtler arasında çatışmasının içine alındığı ( politize edildiği) bincine varılması, başka bir söylemle derneğin, ezilen fakir fukaradan yana değil de; ağa seyh bey molla yanında yer alan bir görüşe sürüklenmeye çalışıldığının bilinmesi. Buna hakkımız yok. Dernek duyarlı ve bu tip taraflıklardan uzak durmalıdır bence. Bunu hatırlatmayı bir görev bildim sevgi ve başarı dileklerimle

Hüseyin Akar

Bu Makale Yoruma Kapalı.

Arama

ARŞİV

Haziran 2019
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mar    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
Ziyaretçi Sayısı: