M.Ali (2)

M.Ali (2)
Coşmuşun boşal. Benim Bodrum psikolojim buna yol veriyor! Sana yanıt vermek için beklerken düşünüyorum. Sanırım bu bekleyiş bana doğruyu sağlar.
Diyorsun ki “ha desen ki ben Güney Kürdistan’a her türlü yardımı geliş-gidişi düşmanca bir tavır görüyorum desen anlarım” : Demagoji yok M.Ali. Ben diyorum ki nedensiz Dr. Sait’i öldüren katile her türlü yardım, ilişki aymazlığı bir Civarikliye düşmez.
Ben mektubumda ne demişim ona bakalım:
a-) gel de Dr.un katili ile ilişkini Civarik’e, Dersim’e, Kürtlere anlat anlatabilirsen?
b-) Kendilerine sığınan bu uğurda savaş veren, bu yola hayatını adayan..Dr.Sait’i müdürü olduğu hapishanede hiç kimse ile görüştürmeyen, zincire vuran, akla gelmedik işkenceler yapan, yargılamadan kurşuna dizen, ölüsünü kurda kuşa yediren “vicdansız”…
c-) Şakir ve Ömer yerine Burusk’u kurşuna dizmeyi içine sindiren “alçak”..
d-) Sınır ötesi çağrılarla Kürtleri katleden “ hain kalleş”(tabirler benim değil) kim ?
İçte sen ona hizmet veriyorsun… bu ayıp sana yeter. O partili bu partili olman umurumda değil. Dr.ra sıkılan kurşuna karşı Mollaya para okul cami yardımı ne Kürtlüğe, ne insanlığa, ne de S.Ateş’e ne bir Civarikliye yaraşır. M.Ali nede sana yakışır.
Süleyman’ın son mektubunda benim ileri sürdüklerimle tam örtüşen bir yanıt aldım. Anlaman için tekrarlıyorum; “1982 den beri hiçbir Kürt ve Türk siyasi grup veya parti ile bir ilişkim yoktur” dedikten sonra” “Bu Kürt örgütleriyle görüşmediğim anlamına gelmez diye ekliyor”. 1982 den önce çalışmalarına kapıyı açık bırakıyor. Barzaniye hizmet verdiğini inkar etmiyor. İma ettiğimi doğruluyor.Zaten ötesi bizi ilgilendirmez. Bu nedenle Süleymana dost elimi uzattım. Şimdi sen durumu sislendiriyorsun. Ben alttan aldıkça efeleniyorsun!
Sevgili M.Ali
İlk Civarik toplantısında(S.G.evinde) senin “Süleyman Şerafettin Elçi partisinde beni dinlemiyor birde sen konuş” şeklinde dostça söylemin üzerine Süleymanı uyarmış; Saitlerin öldürülmesinin bir komplo, mimarının Barzaniler olduğunu anlatmıştım. Senin unutmuş tavrına bir mana veremedim İnkar edersen dostlarına karşı itibar yitirirsin. Sana yemin ettirip vicdanınla baş başa bırakmak istemiyorum konuyu kapatmıştım sen açma..
Olay nasıl gündemleşti:
Bu uyarmam üzerinde yıllar geçti. 4 yıl önce mezar için S. Ateşle konuştuk. Dr. ve Sey Qaji nin mezarı için proje yapmamı rica etti. Hatta parasının hazır olduğunu dönüşünde uğrayacağını söyledi. Gidiş o gidiş ne aradı ne bir daha sözünü etti. Dr.un kız kardeşine “isretsen mezarını göstereyim duyumuna şaştım. Belki bir “paya” peşınde diye geçiştirdim.
Benim kapsamlı “bulgularım” üzerine Kürt Kamuoyunda sıkıştırılan komplocular Dr. Sait’i karalama furyasını yenilediler. Beni şaşırtan Dr. Sait’i karalayan katil gösteren bu sahta belgeler içinde S.Ateş’in oluşu. İletişimde bulunduklarım bana “neyin peşindesin kendi köylüsü dostu Sait Elçi’yi öldürenin Dr. olduğunu belgelere dayandırıyor. Bu nu en iyi onun gibi parti mensupları bilir, sen partili değilsin ki bilesin” diyorlar. Nitekim kendiside bu oluşumu inkar etmiyor. Ben bu yanlışı babana bir dost olarak ilettim.
İşte beni en çok şok eden kanıtlardan bir kaçı:
Bir yayınları’nca Dr.ru “karalayan” üç yeni kitap çıktı. İşlerinde S.Ateş’in ilettiği “komplo tezgah malı” ürünler var. Bunların biride WAR yönsi Sait Veroj ca yazılmış Süleymana bu kanıtı ilettim. Ne senin nede Onun gıkı çıktı. (Gönderen, S.Ateş alan Sait
Aydoğmuş 5005 juli sat 1,49 bunu suç üstü kabul ediyorum. Utanmıyorsunuz bu ihanete
Kürt coğrafyasını paylaşan devletler Barzani ile anlaşmalı. Bu devletler Barzani Kürt liderliğini koruma karşılığında kendi ülkelerinde kurulan illegal Kürt partileri kurucuları arasına Barzanı ajanı soku sokuyor. Dr. Sait Buna uymayınca yok edildi.

İşte imzasız yalan uydurma bir kağıdı S.Ateş S Aydemire gönderiyor. Oda dostlarına Dr. alehinde kullandırıyor. Sait Aydoğuş ne maksatla bu belgeyi bana gönderdi bilmiyorum ancak bununla birlikte kendisinin ajan olduğunu belirten bir iki yazıda elime ulaştı. Belge elimde. Bunların % 99 riyakar Kürt aydını yazarı!…
S.Ateş’in ilişkili parti, Dr. Sait’i katil gösterme çabasını vebaliyle yüklenmiş durumda.
“Saitler Komplosunu detayları ile aydınlattım. Ancak son bir irkilme ile Dr. Sait’i karalama katil gösterme sahteliğine bir Civariklliyi alet etmeleri benim çabamın yalnızlığı, Dr. Sait’in kadersizliği oluyor. Yalnızım ama haklıyım bu bir gün mutlaka anlaşılacaktır.
Sevgili M.Ali etme bunları bilemezsin bu benim alanım oldu. Lenin der ki “bir hatayı büyütmek istiyorsan onu kurcala yeter”. Bence bu yönde benimle tartışma, ağabeyini dinle biz dostuz. Dr. Sait’le i,lğili tezgah yazıları toplayıp şuna buna vermetin. Şakir’in kim olduğu “araştırmamda olmasa komplo ayağı olarak bilinen Türkçe- Kürtçe yazılan tezgah yazıları “doğruyu yanlışı anlamak için” topladığıma yorardım (seni sevsinler) benim dostluğum; sen bu bataklığa sapma batarsın ben kurtaramam. Süleyman bu tehlikedeiçinde!
Benim araştırmamdaki kesinlikle doğru. İnandığın yere sor. Almanyada ki araştırmamı anlamanız doğal. sizin algınız Kazim Yıldız ve bir ara tartıştığım M.Çem’de aynı. Yani Komplocu partinin söylemleri sizin için ezber olmuş. Nuh diyor Peygamber demiyorsunuz. Bu bir az de Almanya- Türkiye seviyesin ele alıyorsunuz. Siz her şeyi Türkiye’dekilerden daha iyi biliyorsunuz. Saitle ilgili yazıları topladığını söyleyan M.Ali benim bu konuda Politikada yayınlanan 6-7 yazımdan bir tanesini göstersin utanayım. Hıdır Kuruma giderken özellikle sustum. O bana ana söz vermişti. Ve bunun için para almıştı, kendine hayrı yok Peşinde koştuğu liderini kursuna laik terk edene ne denir ki? Nay M.Ali vay !
S. Ateş oğluna Şıvan adını koyacak kadar Şıvanı seviyor. Onun için gelin bu sevdadan vaz geçin halkınızla olun. Doktorun katiline yardım senin deyiminle kara leke af edilemez.
“Yakamızı bırak” diyorsun. Ben 34 yılı bu komploya verdim. Siz yolumdan çekilin. Bu durumunuzu Civarik halkı bilmiyor. İstiyorsanız alenen tartışalım siz sayın Hüseyin Ateş’i ikna eden ben pes derim. Hodri meydan derim! Yine size kıymak istemiyorum a dostlar.
M.Ali , bu olumsuz aymazlığı “Bodrum pisikolojik durmum” bağlama. Nedeni Dr. Sait yandaşlarının vefa duygusu körelmesine, unutmasına sahiplenmemesine bağla. Ben toplumun ezilmiş, duyguları dumura uğramış geçim kıskacındaki yorgunluğuna yoruyorum.
Bizim ana babadan edindiği, algıladığı bir aile kültürü yok.Özellikle bizim kuşak, okuyanlar ailenin ebeveyni , akıl hocası dediğimiz dedik yaptığımız yaptık. Bu çoğumuzu şımartmış, yanlışı kabul yeteneğini sıfırlamış. Bu haller sorumsuzluğa “doğru” işimize gelmiyorsa kafa tası içinde hapse, yanlışı idrake sürüklüyor. “ben, sen, ailen, köy, yöre vs egolarımız Böylece uyarı olumluda olsa “düşmanca” karşılanır.
Bak M. Ali ; hiçbir neden en hafif tanımıyla Dr. Sait’in katiline yardımı (bir Civarikli için hoş göremez. Dr. Sait’i karalayan hiç bir eğilim masum denemez. Siz bunu kasten yapmıyorsunuz biliyorum ancak kavram sorunu var. Bilmeniz gereken bunda ısrar, Civarikli için onursuzluk aymazlık ve gaflet olur. Hepinizi en iyi dileklerimle selamlarım.

Not: Haluk senin arkadaşın ben tanırım, bu yazımı ona ulaştır O hakem olsun Bizimlilerden böyle bir arabulucu yok gibi istersen sen düşün kimi hakem seçiyorsan bir araya gelelim ve konuyu tartışalım hakem ne derse uyalım Ne dersi?

Bu Makale Yoruma Kapalı.

Arama

ARŞİV

Ağustos 2018
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mar    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  
Ziyaretçi Sayısı: