32- İsmet Karadayı

            İSMET  KEMAL  KARADAYI  

              Asıl adı İsmet Karadayı, 1927 yılının Haziran ayında  Pülümür’de doğdu. Erzincan, Erzurum derken, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1951’de bitirdi. Anadolu’nun birçok il ve ilçesinde Cumhuriyet Savcısı olarak çalıştı. Görevli olduğu yerlerde bir yandan resmi görevini yürütürken, öte yandan yine Anadolu’da bir “Cumhuriyet Savcısı” adıyla sanat günleri, sanat geceleri, güncel ve çağdaş konulu açık o­turumları düzenledi. Ne ki, Karadayı, her seferinde övgülerin yanında sövgülerle karşılaştı, ” ihbar “lar ve sonu beraatle noktalanan “Ba­kanlık soruşturmaları” ile yıldırılmak istendi, yer değişimlerine uğratıldı. ‘En son, İstanbul Kadıköy’den Anadolu’ya gönderilmişti. 1982 yılında emekliliğini istedi.
                 İsmet Karadayı, görev yaptığı süreler, için­de, Türk Hukuk Kurulunca  1968-1969 yıllarında “Yılın Hukukçusu” seçildi. “Plaket’in verildiği günlerde bu savcı hakkında yönetimce “disiplin soruşturması” yaptırılıyordu.
                 İstanbul Barosu’nca düzenlenen “Atatürk İlkeleri ve Hukuk Devrimi”  konulu inceleme yazısıyla kazandığı, 10.12.1981’de yapılacak “birincilik ” ödül törenine katılmasına, yönetimce izin verilmiyordu.
                Kuradayı’nın şiir, öykü, deneme, anı, günlük ve hukuk incelemelerine ilişkin çalışmaları 1947’den günümüze dek çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanageldi. O, bu  çok  yönlü çalışmalarını, övünülecek bir inanç ve enerji içinde, Kemalist çizgisini de­ştirmeden yine İstanbul’da, savunmanlık yaparken de sürdürmektedir.
 İsmet Karadayı, belki Tunceliler içinde en şanslı olanıdır! Doğduğunda, Hükümet Tabibi; “Adını İsmet koyun” demiş. Bunu, “Adalet Diye Diye” kitabında şöyle anlatır:
               “Dünyaya gelişimin tarihi, 1927 yılının Haziran’ıdır. Yer, henüz Tunceli ili kurulmadığından, Erzincan’a bağlı Pülümür ilçesinin Cumhuriyet Mahallesi… İsmet Paşa’nın Başvekilliği söz konusu olunca, kasabanın Hükümet Tabibi, ‘adını İsmet koyun’ demiş. Oysa buna birde ‘Kemal’ eklenmeliymiş.Nüfusa yazdırılması unutulan ikinci adı, Mustafa Kemal’in çağrısı üzerine Erzurum Kongresi’nde konuşan ‘dedem  Komiser Abbas Necati anısı nedeniyle ve ninemin isteğiyle daha sonra yazıp yayınladıklarımda kullandım.”
               Ata köklerimizin bir yeri Bağdat divanına, öteki ucu Kafkas illerine uzanır. Malatya, Erzincan, Tunceli, buluşturucu ve birleştirici olmuştur,
             
 Çocukluğumun bilinçaltlarına, eğilimlerine ilk tohumlar, Pülümür’de, Kiğı’da ve Erzincan’nın Karaağaç, Erzurum’un Cennet Mahalleleri’nde atılmıştır. Anılar, yaşanmışlıklar arasında o küçük evleri, bîr yandan varsıl, öte yandan yoksul insanları, meraları, mezraları, bağları, sarp kayalıkları, karlı dağları, dereleri, keçi katır yollarını, at eşek sırtlarını, çarıklı yemenili uzun yürüyüşlerimizi, ışkınları, kengerleri, ,dağ armutlarını, düven sürüşlerimizi, tarla bekleyişlerini; kiremit, çember, çelik ço­mak, kıtık top, uçurtma, sobe, evcilik, aşık, bilya vb. oynayışlarımızı; ara sıra komşu meyvelerine, sebzelerine dadanışımızı; bir kez ağaçtan düşüp bayılışımı, bir kez kö­mürden zehirlenişimizi; bir kez evcek uyuza yakalandığımızı, ağır sıtma nöbetlerimi; dergi kitap meraklarımı, çok az, ama kaçmayı bilmeyen kavgalarımı, yer sofralarını, tandır âlemlerini, annemin mutfaklardan biz erkek çocukları kovuşunu; sık ama olaysız içen babamın yanık türkülerini; ilk kitaplığımı on iki yaşlarımda kendi elimle yapışımı, iki yıl sonra da ilk oyuncağım tyr fotoğraf makinesine sahip oluşumu… he­men anımsıyorum.” {Adalet Diye Diye) ”
              “Adalet Diye Diye ” adlı kitabı, Cumhuriyet Savcılığı görevi süresince anılarını, yazışmalarını, yanıtlarını, basında çıkan açıklamalarını, makalelerini ve etkinlikleriy­le ilgili yazılarını içerir.
              “Taşı Gediğine” adlı kitabında, tarzının daha da renklendiğini görüyoruz. Yaşamından
alıntılan ile tanıdığımız Karadayı; denemeleri, günlükleri dışında espri, fıkra, yergi, dipnotlu, dipnotsuz taşlamalarıyla okuyucuyu; kendi espri anlayışı içinde ve bazı gerçeklerle karşılaştırmaya, düşünmeye zorluyor. Çok güçlü bir espri anlayışını ile okuyanı güldüğü yerde anlamlı bir düşünceye iter ve düşündürür:

 “ADAMLI*
Koskocaman popomuz
Koltuklar doldururuz
Biz arka’yla torpil’le
Ancak adam oluruz
         (*) “Adamsız” adam mı olunur ki…

    HAMAMCI*                                                             
Yok öyle şey, sahtekârsın, yık direği, anlamam
Say işte, say ki her şey düzgün, dümdüz ve tamam
Yahu sen ne diyorsun, aptal mısın be
Kimler değişti, sor: eski tas, eski hamam        (*) Ne yapsın?!. “

               Karadayı, rahat bir kişiliğe sahip. Espri torbasını yanında taşır, yeri geldiğinde torbadan çıkardığı “Taşı Gediğine” koymaktan çekinmez. İsmet Karadayı’yı daha iyi anlamak için  bir azda espri kültürüne sahip olmak onu anlamak gerekir.  Başka bir deyimle sizinde bir sepri torbasını yüklenmeniz gerekiyor. Şen şakrak bir gülmece ustası. 
              Son kitabı “Kurt kapanı şiirleri mağma’da”:

“A-Yaş şimdi yetmiş Kemal,dünya niçin,kiminle
 Eksik yoksul sevdalı,yaşlanıp kışlanmışız
 Kerem gibi yanmak var aşkın güzelliğine
 Dedim mal mülk ne gerek,biz böyle taşlanmışız”

 A ile başlar B.C.D derken (E)yi şöyle bitirir:

                “E-Sordu: Ölümün ne zaman?
                  Dedim: Her an!
                   Sordu: İki bin iki…
                  Dedim: Benim ki… (Kimlik Kartımdan)

           İsmet Kemal Karadayı,kaçından sonra kendiyle oynamaya başladı bilmem!Ancak hatırlamakta yarar var: Cemal Süreya bu tür şiir için,”Anayasaya aykırıdır. Doğanın ahlakı kovduğu yerdedir, yasadışıdır”  demişti                                      
                İsmet Karadayı’nın bugüne kadar yayınlanan yapıtları şunlardır:
Bahar Deniz ve Kadın, CMUK’nda İtiraz Acele İtiraz, Gezi ve Dostluk Üzerine Düşünceler, Cam Parçası, Düşünce Özgürlüğü, Düşünce Su.ları, Denemeler, Unutmak Atları, Denemeler Denemeciler Antolojisi, Arınmalar Çağımız, ve Özgürlüklerimiz-Hukukun Gerçekleri, Dipnotlu Şiirler,Ve İyi Günler Hepinize, Patlıcan Fidelerine Muska, Adalet Diye Diye-Bir Savcının Anıları, Söz Gümüşse, Kadın ve Çağ, Özgürlük ve Ölüm Üzerine Şiirler, Sosyalizm Aşk ve Hukuk, Düşün Sanat Dostlarım, Benim Bilgeliklerim,Taşı Gediğine, Kurtkapanı Şiirleri-Mağma ,Keko, Arınmalar-II ,Çağında Yaşamak.

 

Arama

ARŞİV

Ekim 2018
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mar    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  
Ziyaretçi Sayısı: