33- Şemsi Belli

 

              ŞEMSİ   BELLİ 

              Babası Hacı Kürt Sexo, Dersim küskünü. Bir anlaşmazlık nedeni ile Dersim’den ayrılır. Seyitlerle kavga etmiş, Hac’ca git­miş, Hacı olmuş, yer değiştirmiştir.
             Şemsi Belli, 1929 yılında şimdi Malatya’ya bağlı olan Arguvan’da (Kızıluşak köyü) doğdu. İlk ve Ortaokulu Malatya, Liseyi, Elazığ ve İstanbul’da tamamladı. Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra Ankara ve İs­tanbul’da değişik liselerde edebiyat öğret­menliği yaptı.
             1941 yılında Malatya’da, Fırat gazete­sinde başlayan gazetecilik ve yazarlık ya­şamını, aralıksız olarak sürdürdü. Malat­ya’da, 1948 yılında Kervan ve Çadır dergi­lerini, 1970’te Ankara’da Memleket gazete­sini, 1975’te İstanbul’da Son Posta gazetesi’ni yayınladı. Her iki gazete yayın yaşa­mını on yıl sürdürdü. 1969 yılında Millet Partisi Genel Sekreteri görevini yüklendi. 1953-1960 yıllan arasında Ankara Radyosu’nda, “Adım Adım Anadolu”, “Kırk Göz­lü Heybe” ve “içimizden Biri” programla­rım, 1989 yılında TRT’nin birinci ve ikinci kanalında “Şiir Bahçesi” adlı programı hazırlayıp sundu. 1989-94 yıllan arasında Şiir Defteri dergisini çı­kardı. Şiire, saz şairleri geleneğine bağlı koşmalarla başlamış, ilk şiiri Çına-raltı dergisinde 1943 yılında çıkmıştı, daha sonra Orhan Veli etkisinde ser­best nazımla nükte ve yergi şiirine geçti. Genellikle romantik, aşk, özlem ve gençlik temasını yansıtan şiirler ve düzyazılar yazdı.
                İlk kitabı olan “Köy Aksamları”, 1945 yılında yayınlanan Şemsi Belli, da­ha sonraki yıllar içinde 30’dan fazla kitaba imza attı. Kitapları ve şiirleri, İn­gilizce, Romence, Rusça ve Arapça’ya çevrildi. Evli ve üç çocuk babası olan Şemsi Belli, 1996 yılında, İstanbul’da öldü.

Ben Pülümürlü Ali Haydar
Ben
Pülümürlü Ali Haydar
Babamı Seyitler vurdu çok zaman önce
Bir ayağı sekili
Bir doru kısrak için
Bir anam kaldı bir de ben
Anamın adı: Gülistan
Ama
Guley ana derler bitim dağlarda
Anama 
Guley Ana ‘m
Şehir diye yalnız Pülümür’ü gördü bir defa
Neydi, ne içindi unuttum
Dayımla birlikte gelmişti Pülümür’e
Çuval dokumasını bilir Gülay anam
Ata binmesini de bilir
Dua eder imam Cafer aşkına
Düzgün bava ‘ya adak adar
Adak adar ki Düzgün bava’ya
Oğlu Ali Haydar kurtarsın kendini
Kopsun bu dağlardan kurtulsun
Okuma yazma öğrensin Ali Haydar
Dilce öğrensin
Devlet kapısına girsin

Guley Ana’m silah kullanmasını bilir
Dua etmesini bilir
imam Hüseyin’i Seyit Rıza’yı
Kurşun yarasını yağla dağlamasını
Bilir Guley Ana
Türkçe bilmez, dilce bilmez
Anamın adağı tutmuş
Yedi yaşında kopmuşum o dağlardan
Önce Pülümür’de sonra Elazığ’da okumuşum
Nalbant Ali’nin sayesinde.
ilkokul, ortaokul derken
Biraz geç biraz erken
Kendimi lisede buldum
Dik kafalılığım yüzünden mi
Yoksa başka sebepten mi oldu birkez
Nalbant Ali’nin evinden kovuldum.
Dağ yolları kadar zor geldi Uç yıllık lise
Pülümurlü Ali Haydar’a

Sonra Ankara

Ayakkabı boyadım, gazete sattım
Hamallık yaptım toptancı halinde Ankara ‘da
Bu arada.
Fakülteye devam ettim sersefil      
 Anamın dileği olsun diye
Ne iş buldumsa o işi tuttum
Pülümür’ü, anamı unutmadım ama
O dağların dilini unuttum.
istedim

Tam yedi yıl olmuştu anamı görmeyeli
Guley Anam
Adak adamıştı Düzgün Bava ‘ya
Oğlu Ali Haydar okusun diye
Bir mutluluk duydum garipçe
Anamın dileği oldu dedim
O dağları, o köyleri, yaşlı anamı
Ziyaret etmek istedim.

Ben Pülümurlü Ali Haydar
Okuma-yazma bilen kıravat takma bilen
Bulvarda gezme bilen
Ortaokul mezunu, lise mezunu
Ve hukuk fakültesi mezunu
Pülümurlü Ali Haydar’ım ben
Canım isterse yargıç olurum
Türk ulusu adına kararlar veririm yasalara uygun
Yakası sırmalı kara cüppeler giyebilir kürsüde
Canım isterse savcı olurum, avukat olurum…

Ben Pülümürlü Ali Haydar
Guley Ana’nın oğlu Ali Haydar’ım ben
Ver elini bizim dağlar
Elazığ, Tunceli, Bingöl ver elini
Hukukçu Ali Haydar geliyor
Guley Ana ekmek yağla tedarik gör
Pülümürlü Ali Haydar geliyor
Oğlun geliyor Guley Ana…

Bir telgraf çektim Nalbant Ali’ye
Haber salsın müjde versin Guley Ana’ma
Cümle hısım akrabaya
Cümle ahaliye haber salsın
Konu komşu büyük küçük
Ev damına dolup dolup taştılar
Bir haylov tutturdu kadınlar
Haylovun başında anam
Ağlaştılar ağlaştılar ağlaştılar..

Buruş buruş olmuş anamın yüzü
Elleri buruş buruş
Mavi damarlı buruşuk ellerini öptüm
Guley Ana’mın
– Nasılsın, eyi misin Ana?
Anam benim yüzüme bakar pel pel
Ben anamın yüzüne
ikimizde de ses yok, seda yok
Ben Pülümürlü Ali Haydar
Ben yargıç adayı Ali Haydar
Ben savcı adayı Ali Haydar
Ben avukat adayı Ali Haydar
Ben Guley Ana’nın oğlu Ali Haydar
Ben Roma Hukuku’nu kommadatum, pagnus
Zilyetlik, vazülyetlik müruruzaman
Temerrüt, şifa hakkı, irtifak hakkı
Seneler yığılsa bile kafama
Hiçbiri aklımdan silinmez
Ben Guley Ana’nın oğlu Ali Haydar
Ben anamın dilini unutmuşum
Anam benim dilimi bilmez
İki dilsiz gibi
Pel pel bakarız birbirimize
Selaaaam ana ile oğulu birbirinden koparanlar
Selam size…

 ANAYASO

Gul, gurban  olduğum Hökümet Baba!
Baa bir alfabe vermez mıydın?
Kara dağlar gar altında galanda
Ben gülmezem
Dil bilmezem
Şavata’dan Hakkari’ye yol bilmezem
Gurban olam, çaresi ne hooy babooy?
 
Bebek yanir, babek hasta, bebek ateş içinde
Ben fakiro
Ben hakiro
Dohdar ilaç, çarsı bazar tam-takiro
Gurban olam bu ne iştir hooy baboooy?
Yolumuz yoh
Angara’ya ses verecek dilimiz yoh
Gandımız golumuz yıh
Bu ne biçim memlekettir hooy babooy
?

Çoçiğ ağliir, çoçiğ  öliir, gecit veriy Zap Suyu
Parasizo
Çaresizo
Ben halsizo, ben dilsizo, seher uzah, yosizo
Bu ne haldır, bu ne iştir, hooy babooy?

Gara dağda, gar altında ufağ ufağ mezerler
Yedi ceset hetim hetim Zap Suyundan yuzerler
Höhümata arz eylesem azarlar
Ben ketimo
Ben hekimo
Ben ne biçim vatandaşım hooy babooy?

Şavata’tan Angara’ya ses getmiyor
Biz getmeye kuvvetimiz hiç yetmiir
Malımız yoh

Yerin yurdun adresesin bilmirem
Angara’da  Anayaso
Ellerinde öpiy Hasso
Bu işin mümkini yoh mi hooy babooy?
 
 
Şemsi Belli’nin yayınlanan kitapları şunlardır:
Köy Akşamları (1945), Bahar Şarkısı (1948), Başşehir Sokağı (1957), Güz Çiçeği (1958), Şeytan Diyor M (1959), Uykusuz Trenler (1960), Cankuşum (1960),  Boncuk Kutusu (Taşlamalar, 1960), Karpuz Dilimi (1961), Gelin Tülleri (1962), ipek Kaplı Defter (1962), Öpme Beni Bu Akşam (1962), Satırbaşı (1963), İkisi Birden (1963), Sabır Taşı (1963), Güz Çiçeği (1965, 2 Cilt), Anayasso (1968), Bir Yangının Külü (1974), Otopsi (1974), Renkli Ba­lonlar (1974), Ağabeyim Mustafa Kemal (1959 İnceleme), Yavru Vatandan Notlar (1959, Gezi), Büyük Paydos (1963, Anı), Zeyno Ağa (1971, Oyun), Tükenmez Kalem (1972, Öykü), Bülent Ecevit (1975), Aşk Dersleri (1981, Gülmece), Bilinmeyecek Yönleriyle Rauf Denktaş (1983), Atatürk’ün Aşk Hayatı (1988), Türkiye’de Basın Rezaleti (1988), Fikriye (1995t Araştırma), Al Bahçede Kara Yazma, Yaşasın Yalan, Ağa Kapısı, Mahpushane Defteri. 

 

V

Arama

ARŞİV

Nisan 2018
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mar    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  
Ziyaretçi Sayısı: