19- Xıde Alé İsme

HIDIR ALPARSLAN 

              XIDE  ALE  İSME      (Haydaran aşiret reisi HIDIR ALPASLAN)

           Dersim’in ünlü aşiretlerinden Haydaran Aşiretinin ağasıdır. Halk arasında Xıde Ale İsme olarak bilinir. Aşiret ağalığından öte, iyi bir silahşordur. Ünü ve ağalığı, bu yöndeki gücüne dayalı. Hıdır Ağa; yoksul dostu, kendine sığınanları koruyan, ele vermeyen, sözüne, silahına güvenilen, gö­zünü budaktan sakınmayan, sevildiği ka­dar da, kendisinden korkulan bir halk kah­ramanı. Etkili zamanında bildiği bildik, son sözü tetikti.
          ‘Hıdır Ağa, kimseye kolay kolay güven­mez, hele silahını hiç kimseye teslim et­mez, yatarken bile yanında taşırdı.
          Dersim 38’de savaşan, Abdullah Pa­şayı en çok uğraştıran, sonuna dek ele ge­çirilmeyen, hayatta kalmayı başaran belki de tek lider Hıdır Ağa’dır.
           Hormek aşiret ağası Süleyman ve Ber-tal Ağaların “aileleri ile birlikte öldürülme­lerinden sonraki “teslim olun, kurtulun” çağrısına Hıdır Ağa, şu cevabı verir: “Sa­vaşmadan bile teslim olanların başına ge­lenleri gördük. Bize düşen, mavzerlerimi­zin arkasında ölmektir” der ve teslim olmaz. 1938’den sonra Balıkesir Savuştepe’ye sürgün edilir.
            Bir zamanların aşiretleri yıldıran, haksızları cezalandıran, yol kesenleri talancıları  haraca bağlayan, dağ yaşamına alışkın, dorukların yükseklerinde uçan kartalı  sonu deniz olan  Savaştepe’de, alçaklarda uçmaya alışamaz. Buna bir de şehir yerinde soyulması eklenince, hırsından yatağa düşer.
             1947’de çıkarılan aftan yararlanır ve köyüne geri döner. Tunceli’deki köyüne dönen Hıdır Ağa, sürgünde aşiret adamlarından arındırılmışsa da aşiret yaşamının alışkanlıklarından tamamen arınamamış, haksızlıklara karşı, ileri yaşına karşın savaşımına devam etmiştir. “Hak” arayışlarda yadırgadığı, silah yerine hukukun geçerli olmasıdır. Türkçe sa­vunmayı kendisi yapamayınca, yargı da işine gelmez. . 1960’h yıllarda, Hı­dır Ağa, “hak” aramak için adalete başvurur, Nazimiye Mahkemesi’ne çağrı­lır. Mahkeme, kendisine bir tercüman bulur. Bulunan tercümanın,  “Arelli” Aşiretlerinden olduğunu öğrenen Hıdır Ağa,çarşı ortasında hiddetlenir: 
        
 “Yahu, bu Arelli aşiretinden kurtulamayacak mıyım? 38’de onlar, şimdi yine onlar. Kaymakam, hakim, davalı yetmiyormuş gibi tercüman da Arelli.   Beni yine sürgün etsinler” der ve duruşmaya girmeden, söylene söyle­ne, köyüne döner. Hıdır Ağa, 1960’lı yıllarda köyünde ölür.
                                              *
           Ragip Gümüşpala, kurduğu partinin il teşkilatını kurmak için Tunceli’ye gelir.  Tunceli’de ilk aradığı kişi, Hıdır Ağa’dır. Öldüğünü, üzüntüyle öğre­nir, köye gitmekten vazgeçer. “Ona mihnet borçluyum” der ve mezarına bir çelenk göndermekle yetinir. Bu yakın ilginin yorumu şöyle: 1938’de Hıdır Ağa’nın adamları, bir-iki zabit yakalayıp, Hıdır Ağa’ya götürürler. Hıdır Ağa, zabitlerin silahlarını ve potinlerini alır, onları serbest bırakır. Arkadan, onların gidişini izleyen Hıdır Ağa, birinin dikenli arazide yürümekte güçlük çektiğini görür ve çağırarak postallarını geri verir. O zabit, bu Paşa (Ragıp Gümüşpala) imiş.
                                              *                                                                  
         1938’de, Hıdır Ağa’nın köyüne Ankara’dan bir gazeteci gider. Hıdır Ağa ile görüşmek isterse de köy bombalandığı için- köye giremez. Yol üzerin­de çeşme başında bulunan bir hanıma, çevirmen aracalığıyla “durumu” so­rar. Kadın, şu ilginç yanıtı verir:
               “Ne bileyim kardeş, Avdıla Pasa adında bir yabancı gelmiş, bizim Hıdır Ağa ile boy ölçüşmek istiyor. Bilmiyor ki, Hıdır Ağa ‘nın evinde günlük ek­mek pişirmek için bir sac yetmez, iki sacda ekmek pişirilir. Hıdır Ağa ‘nın 40 tane çakmakçısı (silahşoru) var. Zavallı Avdıle Paşa kanma susamış, tanıyorsa­nız, söyleyin çekip gitsin. Yazık olmasın.”
              Sürgünden dönen Hıdır Ağa bir gün Nazimiyeye gider. Hükümet konağı önünde bir grup memur çay içmekte, aralarında eğlenmektedir. İş olsun diye biri Hıdır ağaya yaklaşır ve derki
           -Hıdır ağa savcı bey diyorki Hıdır ağa aşireti çok adamımızı öldürdü niye?  diye takılır Hıdır ağa:
           – Heou o çıko lao,  ma bésevete  tufong  ser bé sevete çeyt nıkerdo. Né  loo ünü mara kisti maçı dünüra kişti. a dava biya kane. vağtuke bire cemamat hak zonenu ıyé zof heksiz vezini . Cıra vazeke unu marae kısti maçı hıfı dunu gureti dunünra kisti. Vay kardeşim bizim tüfek boş yere kimseye karşi haksız yönelmez. Cemaate gelirdse onlar haksız çıkar. Onlar bizden öldürdü bizde bir kaçının ancak öcünü aldık …

onlardan öldürdük sayıya gelince onlar halsız çıkar  ta 

                                                                                                ***

                                                         

Arama

ARŞİV

Eylül 2018
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mar    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
Ziyaretçi Sayısı: